Ana içeriğe atla

Proje Yönetimi – Bölüm 2 (Proje Ekibi ve Roller)

Proje Yönetimi ile ilgili ilk makalemizde Proje Yönetimi Temel Kavramları üzerinde durmuştuk. Bu makalemizde, proje ekibi ve rol dağılımlarını anlatıyor olacağız. Yapılan araştırmalar ve edindiğimiz tecrübeler, yazılım projelerini başarıya götüren en önemli faktörün proje ekibinde görev alan kişiler olduğunu göstermektedir. Proje yaşam döngüsü süresince, istenildiği kadar rahat çalışma ortamı yaratılırsa yaratılsın, en pahalı analiz, dizayn, geliştirme, test ve yönetim araçları kullanılırsa kullanılsın, doğru yetenek ve niteliklere sahip, entegre bir  proje ekibi olmadıkça, projenin başarıya ulaşması beklenemez.
Yazılım projelerinin başlatılmasında, geliştirilmesinde ve yaşatılmasında, proje ekibindeki kişilerin rolleri ve birliktelik mekanizmaları, SEI  enstitüsü tarafından PM-CMM (İnsan Yönetimi – Yapılabilirlik Olgunluk Modeli) modelinde tanımlanmıştır. Bu model, CMM “yazılım olgunluk modeli” nin bir uzantısı olarak geliştirilmiş olup, aşağıdaki anahtar alanları (PM-CMM KPAs) incelemektedir.
  • Recruiting (İşe alım)
  • Amaca Uygun Kaynak Seçimi
  • Performas Yönetimi
  • Eğitim
  • Compensation
  • Kariyer Gelişimi
  • Takım Kültürü ve Uyumu
PM-CMM modelinde tanımlanan anahtar alanları, pratik olarak uygulayabilen organizasyonlar, yazılım proje sürecinde önemli bir yol katetmiş olurlar.
Proje Ekibindeki Roller
Proje ekibinde görev alan kişileri 5 kategoride farklı rol işlevleriyle incelemek mümkündür. Her ana kategori, projenin gereksinimlerine ve büyüklüğüne göre alt kategorilere ayrılabilir. Ayrıca kullanılan Yazılım Geliştirme Yaşam Döngüsü’ne (SDLC) göre ilgili rollerin görev tanımları ve süreçleri değişebilir. Örneğin; XP (eXtreme Programming) sürecinde de benzer roller olsa da süreç, rol içerikleri ve bakış açısı tamamen farklılık gösterir.
  • Üst Düzey Yöneticiler; Proje geneli ile ilgili yüksek seviyede iş-modeli ve süreç yönetimi bilgisine sahip kişilerdir.
  • Proje Yöneticileri/Liderleri; Projeyi hem teknik hem de iş-modeli seviyesinde yönetebilecek nitelikteki kişilerdir. Üst düzey yöneticiler kadar iş-modeli bilgisine sahip değillerdir. Görevleri riskleri, kaynakları ve kalite standartlarını göz önünde bulundurarak projeyi planlamak, genel takım organizasyonunu sağlamak ve altındaki teknik ekibi yönlendirip, motive etmektir.
  • Yazılım Teknik Ekibi; Projenin teknik ve iş-modeli kısımlarında, işlerini yapabilecekleri kadar iş-modeli bilgisine sahip kişilerdir. Analist, yazılımcı (tasarımcı, geliştirici) ve testçi rollerinde görev alabilirler.
    • Analist; hem proje yöneticisinin hem de geri kalan teknik ekibin iş-modeli ile ilgili sorularını cevaplayan kişidir. Yazılımcının müşterideki gözü, proje yöneticisinin analiz toplantılarındaki güvencesidir. Müşterilere gider ve ihtiyaçları belirler. Gerektiği zaman ihtiyacın yapılabilirliğinin ne kadar zor olabileceğini müşterilere anlatır. Kısacası, kod yazmaktan gözleri bozulmuş yazılımcılarla, istek yapmaktan bıkıp usanmamış müşteriler arasında köprü görevi görür. İhtiyaç analizindeki anlaşılmadığı noktaları çözmekte yazılım ekibine yardımcı olur, çözemediği durumlarda müşteri ile direk temasa geçerek yeni çözüm üretir. Analist, belirlediği müşteri ihtiyaç maddelerini projenin tasarım safhasına entegre olabilecek formatta sisteme girmelidir. Ayrıca, işin akışını ve işleyişini gösteren şekilleri, kullanım senaryolarını ve sürece bağlı diğer materyalleri üretebilecek gerekli niteliğe ve donanıma sahip olmalıdır.
    • Yazılımcı; ihtiyaç analizinin tanımlanmasının ardından gerçekleşen tasarım ve geliştirme safhalarında görev alan kişidir. Her yazılımcının tasarımda yer alması zaman kaybına neden olacaktır. Tasarım, teknik ve iş-modeli anlamında belirli bir tecrübeyi gerektirir. Örneğin veritabanları konusunda deneyemi olmayan bir yazılımıcının veritabanı tasarım safhasında görev alması anlamsızdır. Her tasarımcı zamanla tasarıma girecek seviyeye gelmeli, daha doğrusu bunu amaç edinmelidir. Aksi takdirde, bir müddet sonra sadece kod yazmak onun için de sıkıcı hale gelecektir. Bu noktada yazılımcının yanında proje liderine de iş düşmektedir. Yeni başlayan yazılımcının kendi gelişminde ihtiyaç duyacağı tüm kaynakların ve eğitimlerin sağlanması proje yöneticisinin sorumluluğundadır. Tasarım aşamasında yazılımcılarla birlikte sistem mimarlarının da yer alması veya üretilen tasarımların onların onayından geçmesi yararlı olacaktır. Eğer ki analizlerden sistem mimarisinin değişikliği veya mimariye yeni bileşenler eklenmesi gibi ihtiyaçlar çıkarsa, mimarların tüm tasarım ve geliştirme süreçlerinde görev almaları zaten zorunlu olacaktır.
    • Sistem Mimarı; yüksek seviyede geliştirme ve tasarım teknik bilgisine sahip kişilerdir. Sistem mimarisindeki ana bileşenleri, nesneleri ve fonksiyonları tasarlayıp, geliştirirler. Bileşenler, kodun kullanılabilirliğini arttırarak diğer geliştiricilerin işlerini kolaylaştırır. Bileşenlerdeki hatalar ve performans kayıpları tüm sistemi etkileyeceği için sistem mimarlarının görevleri çok kritiktir. İşlerini sağlam yapmazlarsa ve hataya tolerans tanırlarsa, onları ilgilendiren veya ilgilendirmeyen tüm hatalar, testçiler tarafından psikolojik nedenlerle onlara delege edilir.
    • Testçi; geliştirme sahfasında tamamlanan ürün birimlerinin (birim testi yapıldığı durumlarda) veya ürünün tamamının testinde görev alan kişidir. Testçi, iş-modelini analist kadar bilir ve ürün genelindeki stadandartlara (arayüz, işleyiş vb.) hakimdir. Arayüz testi, geçerlilik testi, doğrulama testi, stres testi, değişiklik-etki testi (regression), alfa ve beta testi vb. test adımları,  idealde tek tek yerine getirilmeli ve hedeflenen kalite standardına ulaşılmalıdır. Testçiler genelde yazılımcılar tarafından sevilmezler (bizim departmanda aksi söz konusudur…:)), çünkü yazılımcıya göre kendi ürünü hatasızdır ve testçinin bulduğu sorunu,  yazılımcı da zaten test etmiştir ve herhangi bir problem çıkmamıştır. Benzer durumlar yazılım-test departmanları arasında sıkça yaşanmaktadır.
  • Müşteriler; Projenin tasarım ve geliştirme safhalarını şekillendiren, ihtiyaç analizinde önemli rol oynayan kişilerdir. İhtiyaç analizi aşamasında, ihyaçlarını teknik yapılabilirliklerini düşünmeden orataya koyarlar ve onların belirlediği her ihtiyaç, işi sizden iyi bilen kişiler oldukları için önemlidir. Bunlara ek olarak, projenin bütçelenmesinde de önemli rolleri vardır. Yazılım üreticisi tarafından tahmini olarak hesaplanan proje maliyeti ile müşterinin tahminlediği ve ayırdığı bütçe ile uyuşmuyorsa, projenin başlaması söz konusu olamaz.
  • Son Kullanıcılar; Projenin analiz, tasarım, geliştirme ve test safhalarının tamamlanmasıyla ortaya çıkan ürünü aktif olarak kullanan kişilerdir. Yazılım projelerinde, bir test aşaması olan beta testlerinin (kullanıcı kabul testi olarak da adlandırılabilir) de son kullanıcılar tarafından yapılması daha yararlı olabilir.
Deniz KILINÇ, Ender AKIN

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

UML ve Modelleme – Bölüm 3 (Use Case Diyagramlar)

Önceki iki makalemizde (1, 2) UML’e genel olarak değinip ve modellemede kullanacağımız dokuz diyagram hakkında bilgiler vermiştik. Bu makalemizde Use Case diyagramından detaylı bahsedeceğiz. Öncelikle, genel Use case diyagramının tanımını hatırlayalım. “Bir kullanıcı ve bir sistem arasındaki etkileşimi anlatan senaryo topluluğudur.” Ivar Jacobson Senaryo tanımı için der ki:
“Aktörle sistem arasında gerçekleştirilen, sonucunda aktöre farkedilir getirisi/ faydası oluşan etkileşimli diyalogdur. ” UML Use Case Diyagramları  sistemin işlevselliğini açıklamak amacıyla kullanılır. Sistemin birbirinden ayrı özelliklerinin detaylarını göstermekten ziyade, Use Case Diyagramlar, tüm mevcut işlevselliği göstermek için kullanılabilir. Buradaki en önemli noktalardan biri,   Use Case Diyagramlar temelde sequence diyagram ve akış diyagramlarından farklıdır. Use Case diyagramlar dört ana elemandan oluşmaktadır. Aktörler, Sistem (Proje kapsamını belirtir), Use Caseler ve bunlar arasındaki ilişkiler. Şekil…

UML ve Modelleme – Bölüm 4 (Class (Sınıf) Diyagramları)

Bir önceki makalemizde UML modellemede kullanılan ilk diyagram olan Use Case diyagramını incelemiştik. Bu makalemizde nesne tabanlı programlamada kullanılan sınıflar ve sınıfların arasındaki ilişkileri modelleyebileceğimiz diyagramlar olan Class(Sınıf) diyagramlarını inceleyeceğiz. UML’de sınıflar, nesne tabanlı programlama mantığı ile tasarlanmıştır. Sınıf diyagramının amacı bir model içerisinde sınıfların tasvir edilmesidir. Nesne tabanlı uygulamada, sınıfların kendi özellikleri (üye değişkenler), işlevleri (üye fonksiyonlar) ve diğer sınıflarla ilişkileri bulunmaktadır. UML’de sınıf diyagramlarının genel gösterimi aşağıdaki gibidir. Şekil 1. Class Diyagram Şekil1’de görüldüğü üzere bir dikdörtgeni 3 parçaya bölüyoruz. En üst bölüm sınıf adını, orta kısım özellik listesini (üye değişkenler) ve en son kısım, işlev listesini (üye fonksiyonlar) göstermektedir. Çoğu diyagramlarda alt iki bölüm çıkarılır. Genelde tüm özellik ve işlevler gösterilmemektedir. Amaç, diyagramın sadece belirli k…

Cluster ve clustering nedir? Cluster oluşturmanın faydaları nelerdir? (Bölüm I)

Cluster, basit anlamda benzer bir amaç için belirli bir konfigürasyon yapılarak aynı görevi birlikte ya da yedekli çalışmasını sağlayan servistir. Cluster farklı amaçlarla oluşturulabilir fakat son kullanıcı tarafından her zaman tek bir bilgisayar gibi gözükecektir. Bir cluster oluşturmak için en azından iki adet sunucuya ihtiyaç vardır ve bir cluster içindeki her bir sunucu “node” olarak adlandırılır. İhtiyaç olan hizmete göre çeşitli sayıda nodelar bir araya gelerek clusterları oluşturmaktadır. Bir cluster oluşturmak için gerekli sebepler daha fazla performans ihtiyacı, yüksek erişilebilirlik (high availability) ya da her ikisi birlikte olabilir. Şimdi cluster çeşitlerini çok fazla ayrıntıya girmeden biraz daha yakından inceleyelim. Yüksek erişilebilirlik (High-availability) clusterlarıBu tip cluster yapısında öncelik erişilebilirliği arttırmadır. Bunu tek bir sunucunun görevini herhangi bir donanım yada yazılım problemi oluştuğunda diğer bir sunucunun otomatik olarak devralması olara…