Ana içeriğe atla

Duygusal Zeka (EQ - EI) ve İş Yaşamı

Yaşam ve çalışma şartları günden güne değişiyor ve kimileri için zorlaşıyor. Farklı organizasyon yapıları, yüksek stres seviyeleri ve belirsiz ekonomik dinamikler; şirketlerin “aranılan zeki personel” bakış açılarını da değiştirmeye başladı. Bu yazıda çok da yeni olmayan EI (Emotional Intelligence – Duygusal Zeka) tanımına ve careerbuilder’ın bu konuda yaptığı araştırmaya kısaca değineceğiz.

eq

Duygusal Zeka (EI), Amerikalı psikologlar Peter Salovey (Harvard Üniversitesi) ve John Mayer’in (New Hampshire Üniversitesi) 90’lı yıllarda ortaya attıkları bir kavramdır. EI bir insanın kendisine veya başkalarına ait duyguları anlama, sezinleme, yönetme ve yönlendirme yetisi, kapasitesi ve becerisinin ölçümü olarak tanımlanmaktadır. EI aynı zamanda, kişinin kendi duygularını tanıyan, kendine güvenen, iç motivasyonunu sağlayarak yenilikçi olmanın ötesinde, kişinin elde edeceği farkındalığı toplumsal boyuta da taşıyarak başkalarıyla olan çok yönlü ilişkilerinde liderlik özelliklerini kullanabilmesine yardımcı olan etkili bir faktördür.


duygusal-zeka

Careerbuilder’ın 2011 yılında 2600 üst düzey yönetici ve İK (İnsan Kaynakları) uzmanı ile yaptığı ankete göre bir çalışanın işe alınmasında ve işinde yükseltilmesinde EI çok daha kritik bir faktör haline gelmiştir. Katılımcıların %59’u yüksek IQ’lu fakat düşük EI’lı bir adayı kesinlikle işe almayacaklarını belirtmişlerdir. Katılımcıların %75’i, yükseltilmesi düşünülen personelin yüksek EI’lı olanlardan seçildiğini ve yüksek IQ’nın ikinci sırada tercih nedeni olduğunu söylemişlerdir.

Katılımcılar EI’ın neden IQ’dan daha önemli olduğunu aşağıdaki şekilde açıklıyorlar;

  • (Yüksek EI’lı) Çalışanlar baskı altında çok daha sakin kalabilmektedirler. 
  • Çalışanlar çelişkileri efektif çözmede daha başarılıdırlar. 
  • Çalışanlar birlikte çalıştıkları takım arkadaşlarına daha çok empati kurabilip, duruma uygun hareket edebilirler. 
  • Çalışanlar yaşanmış örnek vakalar üzerinden liderlik etmeye çalışırlar. 
  • Çalışanlar çok daha dikkatli iş kararları vermektedirler. 
  • Çalışanlar hatalarını kabul ederek, hatalarından ders çıkartırlar. 
  • Çalışanlar konuştuklarından daha çok veya en az konuştukları kadar dinlemeyi bilirler. 
  • Çalışanlar eleştirmekten çekinmezler.

Sonuç olarak şirketlerin işe alımlarda yüksek duygusal zekalı (EI) çalışanlara öncelik verdiği ve bu çalışanların sonraki iş hayatlarında bu yetenekleri sayesinde daha kolay yükseldikleri ortadadır. Aynı zamanda şirketler çalışanlarının bu yeteneklerini ortaya çıkartmalarına yardımcı olacak eğitim olanaklarını arttırmalı ve onlara gerekli insiyatifleri vermelidirler.

Kaynaklar
Deniz KILINÇ | Yazılım Müdürü

Yorumlar

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

UML ve Modelleme – Bölüm 4 (Class (Sınıf) Diyagramları)

Bir önceki makalemizde UML modellemede kullanılan ilk diyagram olan Use Case diyagramını incelemiştik. Bu makalemizde nesne tabanlı programlamada kullanılan sınıflar ve sınıfların arasındaki ilişkileri modelleyebileceğimiz diyagramlar olan Class(Sınıf) diyagramlarını inceleyeceğiz. UML’de sınıflar, nesne tabanlı programlama mantığı ile tasarlanmıştır. Sınıf diyagramının amacı bir model içerisinde sınıfların tasvir edilmesidir. Nesne tabanlı uygulamada, sınıfların kendi özellikleri (üye değişkenler), işlevleri (üye fonksiyonlar) ve diğer sınıflarla ilişkileri bulunmaktadır. UML’de sınıf diyagramlarının genel gösterimi aşağıdaki gibidir. Şekil 1. Class Diyagram Şekil1’de görüldüğü üzere bir dikdörtgeni 3 parçaya bölüyoruz. En üst bölüm sınıf adını, orta kısım özellik listesini (üye değişkenler) ve en son kısım, işlev listesini (üye fonksiyonlar) göstermektedir. Çoğu diyagramlarda alt iki bölüm çıkarılır. Genelde tüm özellik ve işlevler gösterilmemektedir. Ama...

UML ve Modelleme – Bölüm 3 (Use Case Diyagramlar)

Önceki iki makalemizde ( 1 , 2 ) UML’e genel olarak değinip ve modellemede kullanacağımız dokuz diyagram hakkında bilgiler vermiştik. Bu makalemizde Use Case diyagramından detaylı bahsedeceğiz. Öncelikle, genel Use case diyagramının tanımını hatırlayalım. “Bir kullanıcı ve bir sistem arasındaki etkileşimi anlatan senaryo topluluğudur.” Ivar Jacobson Senaryo tanımı için der ki: “Aktörle sistem arasında gerçekleştirilen, sonucunda aktöre farkedilir getirisi/ faydası oluşan etkileşimli diyalogdur. ” UML Use Case Diyagramları  sistemin işlevselliğini açıklamak amacıyla kullanılır. Sistemin birbirinden ayrı özelliklerinin detaylarını göstermekten ziyade, Use Case Diyagramlar, tüm mevcut işlevselliği göstermek için kullanılabilir. Buradaki en önemli noktalardan biri,   Use Case Diyagramlar temelde sequence diyagram ve akış diyagramlarından farklıdır. Use Case diyagramlar dört ana elemandan oluşmaktadır. Aktörler , Sistem (Proje kapsamını belirtir) , Use Caseler ...

Kod OkurYazarlığı Kavramı

IT dünyasında son zamanlarda sıkça duyulmaya başlanan kavramlardan birisi de kod okuryazarlığı… Günümüzün teknoloji odaklı iş dünyasında, asıl mesleği ne olursa olsun, yazılım geliştirme ve kodlama ortamlarında eğitim alarak programlama yapmış kişilerin çok daha başarılı olacağı görüşünü savunan bir tezden bahsediyoruz... Temel amaç; insanları kod yazmaya teşvik etmek ve kalifiye yazılımcıların sayılarını arttırmak. Tabi bu noktada “eğitim şart” :). Kast edilen eğitim daha çocukluk yaşlarından başlıyor. Bu kapsamda Amerika’da başlatılmış ve sonra yaygınlaşmış en popüler projelerden birisi CodeDojo. 19 yaşındaki James Whelton ve Bill Liao’nun ortaya attığı CoderDojo , 7-18 yaş arası çocukların temel düzeyde HTML, CSS, JavaScript, PHP gibi teknolojileri öğrendiği bir etkinlik. Code.org isimli bir oluşum tarafından yayınlanan video içerisinde birçok rol model olabilecek isim (Mark Zuckerberg, Jack Dorsey, Chris Bosh, Bill Gates…) kodlamayı teşvik edici açıklamalarda bulunmuşlar… ...